Naci Eriş yazdı
Köşk ilçemizde, henüz 19 yaşında bir kadın geçen hafta yaşamını yitirdi.
Sinem Taç’ın karın ağrısı şikayetiyle başlayan hastane serüveni, maalesef mezarlıkta son buldu.
Hepimiz için çok acı.
Peki ne oldu da 19 yaşındaki Sinem’i kaybettik?
***
Sinem Taç yaklaşık 4 ay önce apandist ameliyatı olmuştu.
İddia o ki;
Karın ağrısı şikayeti başlayınca önce Aydın Devlet Hastanesine, oradan gebelik şüphesi ile Kadın Doğum Hastanesine gönderildi.
Test yapıldı, “Düşük bir ihtimalle hamile olabilirsin” denildi.
Ağrıları dinmeyince Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Hastanesine gitti.
‘Gaz sıkışması vardır’ denilerek eve döndü.
Dayanamadı, Nazilli’deki özel hastaneye gitti.
Doğru teşhis burada konuldu.
Bağırsaklarında sorun vardı.
Doktor tavsiyesi üzerine, ilk ameliyatın yapıldığı Aydın Devlet Hastanesine yeniden başvurdu.
İlaç tedavisine başlandı ancak artık çok geç kalınmıştı.
***
İl Sağlık Müdürlüğü Sinem Taç’ın ölümüne ilişkin soruşturma başlattı.
Bu soruşturma titizlikle yürütülmeli.
İhmal varsa, muhakkak tespit edilmeli.
Ancak onun ötesinde daha büyük bir sorunu hep birlikte görmeliyiz.
***
Acil servise giren her hasta için rutin uygulamalar zaten yapılıyor.
Tansiyon ölçümü, kan tahlili, belirtilere göre diğer test ve cihaz uygulamaları hızla devreye giriyor.
O zaman eksik kalan ne?
Eksik kalan bence tecrübe.
Örneğin, Sinem Taç Aydın Devlet Hastanesine başvurduğunda acil serviste sadece pratisyen hekimler mi muayene etti? Yoksa uzman hekimler müdahale etti mi?
Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Hastanesine başvurduğunda, o akşam nöbetçi olan acil tıp uzmanı görevi başında mıydı? Yoksa asistan öğrenciler inceleme yapıp Sinem’i evine mi gönderdi?
Sinem Taç’ın ADÜ Hastanesine gittiği 21 Şubat akşamı nöbetçi acil tıp uzmanının fiilen görevi başında olmadığı iddia ediliyor.
Maalesef acil servislerde bu sorunların olduğunu biliyor, görüyor, yaşıyoruz.
Yoksa test aynı test, analiz aynı analiz.
Fark yaratacak olan tecrübe, fark yaratacak olan uzmanlık.
O nedenle İl Sağlık Müdürlüğü ve ADÜ Hastanesinin ciddi bir soruşturma yürütmesi gerekiyor.
Görevini ihmal eden varsa, cezasını da çekmesi lazım.
Unutmayalım;
İnsanı yaşatırsak, devleti yaşatırız!