Naci Eriş yazdı...
Köşk’te yaşayan 19 yaşındaki Sinem Taç’ın ölümünde ‘ihmal’ iddiaları kentin önemli gündem maddelerinden biri oldu.
Ben de geçen hafta köşemde bu iddiaları dile getirip, tecrübeli bir hekimin muayene etmesi ile genç kadının hayatta kalabileceğini yazdım.
Özelllikle, Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Hastanesinde asistan hekim yerine acil tıp uzmanı tarafından muayene edilmesi gerektiği, o tarihte nöbetçi acil tıp uzmanının görev yerinde olmadığı iddiasına dikkati çektim.
***
Köşe yazımın yayınlanmasının ardından ADÜ Hastanesi yönetimi tarafından bir açıklama yapıldı.
Cumartesi günü haberleştirdiğimiz açıklamanın tam metnini okumak isteyenler için, linki alt satıra ekliyorum.
AÇIKLAMANIN TAM METNİNİ BURADAN OKUYABİLİRSİNİZ
Açıklamada özetle;
- Sinem Taç’ın hastaneye gelmesinin ardından tüm işlemlerin eksiksiz yapıldığı,
- Uzmanlık eğitimi alan (Asistan) doktorların işlem yapmaya, tetkik ve konsültasyon istemeye, reçete yazmaya yetkili olduğu ve 24 saat nöbet tuttuğu, uzman öğretim üyelerinin de “icapçı hekim” olarak ihtiyaç halinde hastaneye geldiği belirtiliyordu.
***
Bu açıklama kafamda yeni soru işaretleri yarattı.
Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Hastanesi yönetiminin açıklamasında, “tüm işlemlerin eksiksiz” yapıldığı söyleniyor.
Bu konuyu ilk yazıda çok ayrıntılı ele almamıştım ama biraz daha derine inmekte fayda görüyorum.
Sinem Taç’ın ADÜ hastanesine başvurduğu 21 Şubat akşamı, saat 22.30 sıralarında kan tahlili yapılmış.
ADÜ Hastanesinin biyokimya laboratuvarında yapılan tahlillerde, bazı değerleri (kişisel veri olduğu için ayrıntılı yazmıyorum) olağanın dışında yüksek çıkmış.
Yüksek çıkan değerlerin işaret ettiği nokta şu;
Vücut, “Ben bir enfeksiyonla mücadele ediyorum” diye alarm vermiş.
Çok sık rastlanan bir durum mudur, bilmiyorum.
Ancak, geçen yıl benzer şikayetle, benzer kan değerleri ile Atatürk Devlet Hastanesine başvuran bir arkadaşım vardı.
Uzman doktorun, “Şimdilik net bir şey görünmüyor ama bir gece hastanede kalmalısın” şeklindeki tavsiyesine uymuş, ertesi sabah kan değerleri anormal değişince hızla ameliyata alınmıştı.
Arkadaşım halen sağ, hayatına devam ediyor.
***
Diğer konu, uzmanlık eğitimi alan (asistan) doktorlar 24 saat nöbet tutarken, acil tıp uzmanlarının ‘icapçı’ olması, yani il sınırları içinde kalıp, ihtiyaç halinde hastaneye gelmesi meselesi.
Hastane yönetimin açıklamasının ardından, etraflıca bir kez daha yönetmelik ve tebliğlere baktım.
ADÜ hastanesinin işleyişi, “Adnan Menderes Üniversitesi Tıp Ve Sağlık Bilimleri Merkezi Yönetmeliği” adı verilen iç yönetmelikle belirleniyor.
ADÜ’nün iç yönetmeliğinin 27’nci maddesinde, “Merkez Hastanesinin işletilmesi konusunda bu yönetmelikte yer almayan diğer hususlarda ‘Yataklı Tedavi Kurumları İşletme Yönetmeliği’ hükümleri uygulanır” deniliyor.
Şimdi Yataklı Tedavi Kurumları İşletme Yönetmeliğini hep birlikte inceleyelim.
Bu yönetmeliğin 43’üncü maddesinde, ‘Baştabib dahil iki veya üç uzman bulunan kurumlarda sadece ev nöbeti (İcapçı) tutulur. Baştabib dahil dört ve daha yukarı tabib bulunan kurumlarda normal nöbet tutulur” deniliyor.
Yani, ADÜ Hastanesindeki acil tıp uzmanı sayısına göre, nöbet düzeni oluşturulması gerekiyor.
Aynı bölümün 46’ncı maddesinde, asistanların durumuna ilişkin bilgi veriliyor. İlgili maddede, “Uzmanlık eğitimi görenlere hiçbir zaman uzman nöbeti tutturulamaz” ifadesi yer alıyor.
Yine aynı konuda atıf yapılan Eylül 2022 tarihli ‘Yataklı Sağlık Tesislerinde Acil Servis Hizmetlerinin Uygulama Usul Ve Esasları Hakkında Tebliğ’ bulunuyor.
En net bilgi bu tebliğde yer alıyor. Buna göre, “Kadrosunda 5 ve daha fazla acil tıp uzmanı veya çocuk acil tıp yan dal uzmanı bulunan sağlık tesislerinde, acil serviste 24 saat esasına göre bu uzman tabiplerden en az birinin görev yapması esastır” ifadesi yer alıyor.
Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliğinin 26/3 maddesinde de “Uzmanlık öğrencileri, eğitim sorumlusunun gözetim ve denetiminde sağlık hizmeti sunumunda görev alabilir” ifadeleri yer alıyor.
Yani özetle;
‘Asistan tek başına nöbet tutmaz.’
‘Sayısı yeterli ise uzman hekim nöbetini acil serviste tutar’ deniliyor.
Benim gözümden kaçan bir yönetmelik var mı? Bilemiyorum.
***
Bütün bunların yanında;
Tüm kanunların, yönetmeliklerin, yönergelerin, tebliğlerin
Üstte yazdıklarımın aksini söylediğini varsayalım!
O zaman diyorum ki;
Tüm düzeni yıkıp sil baştan başlayalım.
Çünkü insan denek değildir.
Tecrübe hayat kurtarır!