Prof Dr Kürşat Karacabey yazdı
Yükseköğretim Kurulu tarafından üniversitelere, akademik kadro ilanlarında şeffaflık, objektiflik ve liyakat ilkelerine uyulması gerektiği defalarca bildirilmiş olmasına rağmen, uygulamada bu ilkelerle bağdaşmayan ilanlarla karşılaşılmaktadır. Üniversitelerin adeta YÖK'ün yazısını tanımaz tavırları, gazetelerde ve mahkeme kararlari ile karşı karşıya kalınmasına neden olmaktadır
Özellikle bazı ilanlarda, kadronun niteliğini belirleyen alan ve uzmanlık kriterlerinin belirli kişilerin akademik geçmişine uygun şekilde son derece dar ve kişiselleştirilmiş olarak düzenlendiği; hatta zaman zaman alanla doğrudan ilişkisi bulunmayan kişilerin dahi başvurabileceği veya belirli kişileri avantajlı hâle getirecek özel şartların oluşturulduğu görülmektedir.
Daha da önemlisi, üniversite içinde görev yapan ve aynı anabilim dalında bulunan kişilerin yükseltilmelerinin de dışarıdan başvuruya açık kadro ilanları şeklinde yapılması, kamuoyunda ve akademik çevrelerde bu ilanların kişiye özel olarak hazırlandığı yönündeki algıyı güçlendirmektedir. Üniversitelerin güvenirliğine zarar vermektedir
Burada çözümün zor olmadığı kanaatindeyim.
Üniversitelerin kendi Atama ve Yükseltme Kriterleri çerçevesinde, mevcut kadrosunda bulunduğu anabilim dalında gerekli akademik koşulları sağlayan öğretim elemanlarının bir üst akademik kadroya iç yükseltme yoluyla atanabilmesine imkân sağlayacak düzenlemelerin yapılması mümkündür. Böyle bir düzenleme hem akademik kariyerin öngörülebilirliğini artıracak hem de gerçekten ihtiyaç duyulan dış kadroların ilan edilmesini sağlayacaktır.
Aksi durumda, içeriden yükseltilecek bir akademisyen için dışarıya açık ilan çıkarılması; ilan şartlarının kişinin özgeçmişine göre şekillendirildiği yönündeki iddiaları ve “kişiye özel kadro” algısını beraberinde getirmektedir.
Yükseköğretim sisteminde liyakat ve adaletin yalnızca sağlanması değil, sağlandığının da açık ve tartışmasız biçimde görülebilmesi gerekir.
Bu nedenle YÖK’ün, akademik kadro ilanlarının hazırlanması ve değerlendirilmesi süreçlerini daha etkin biçimde denetlemesini; kişiye özel nitelik taşıyan ilanların önüne geçilmesini ve üniversitelerde iç yükseltme mekanizmasının, objektif ve denetlenebilir kriterler çerçevesinde uygulanmasına yönelik gerekli düzenlemelerin yapılması bir zorunluluktur.
Ayrıca, rektörlerin ilanlarda belirtilen başvuru şartlarını taşımayan adayları ön değerlendirmeden geçirilmesinin sağlaması; daha önceden oluşturulan jürilerin de taraflı hareket ederek bilimsel kriterleri göz ardı etmesi ve istenilen doğrultuda rapor hazırlayan jüri üyelerine herhangi bir yaptırım uygulanmaması, akademik sistemin güvenilirliğini zedeleyen önemli sorunlardır.
Bu tür uygulamaların etkin biçimde denetlenmesi, sorumluluğu bulunan kişiler hakkında gerekli idari ve hukuki süreçlerin işletilmesi ve hiçbir kişinin kurumsal konumu nedeniyle korunmaması, üniversitelerde liyakat, adalet, şeffaflık ve bilimsel ölçütlerin güçlendirilmesine önemli katkı sağlayacaktır. Saygılarımla