Burak Özdemir yazdı

Devrimci mücadelede soluğumuzun kesildiği anlar olur bazen. Kimi zaman da umutsuzluğa kapılırız. Mücadele azmimizin zayıfladığı dönemlerden geçeriz. Hayatın hayhuyu içinde bir bakıma doğaldır bunlar.

Öte yandan, devrimci mücadelenin uzun soluklu ve sabır, inat işi olduğu akıldan çıkarılmamalıdır bir an. Dünyayı değiştirme tutkusu, aydınlık bir ülke kurma düşü her daim canlı tutulmalıdır. Bunun için bir takım motivasyon kaynaklarına ihtiyaç duyar devrimciler.

Bu noktada, tarihteki devrimcilerin mücadeleleri ve bıraktıkları miras son derece ilham vericidir. Denizlerin devrime olan sarsılmaz inançları, ülkenin bağımsızlığı konusundaki tavizsiz duruşları unutulmamalıdır. Umudumuz zayıfladığında, mücadele isteğimiz azaldığında; Deniz’in, Yusuf’un, Hüseyin’in onurlu mücadelesi gelmelidir aklımıza. O’nların cesareti, kararlılığı, heyecanı sarmalıdır ülkede devrimi arayanları.

Devrimi aramak! Evet, Denizler için kilit sözcük budur belki de. Denizlerin mücadelesinin merkezinde devrimi, sosyalizmi aramak vardır. O’nlar Türkiye’nin bağımsızlığının ve hakça yaşanacak bir düzenin ancak devrimle mümkün olacağını gayet iyi biliyorlardı. Devrim için yaşadılar ve devrim uğrunda öldü-rüldü-ler.

Denizlerin tam bağımsız bir ülkede yaşama arzuları vardı. Amerikan Emperyalizmine, NATO’ya karşı mücadeleyle geçti kısacık ömürleri. ABD üsleri kaldırılmadan, NATO’dan çıkılmadan tam bağımsız bir ülke olunamayacağını tereddütsüz biliyorlardı.

Öyleyse, NATO’yu demokrasinin güvencesi olarak görerek Denizlerin mücadelesinin mirasçısı olunabilir mi? Peki, ABD ile dostluk kurularak ya da ABD üslerini kaldırmayı hedeflemeden Denizlerin bağımsızlık mücadelesi yürütülebilir mi?

Şunu da unutmayalım: İçinde bulunduğumuz karanlığa, Denizlerin idamından geldik! Emperyalizmin ve ülkedeki işbirlikçilerinin çıkarı, ABD Emperyalizmine karşı mücadele verenlere değil, 6. Filo karşısında secde edenlere ihtiyaç duyuyordu çünkü. Böylece, Deniz Gezmişlerin Tam Bağımsız Türkiye mücadelesini durdurmak üzere; Fethullah Gülenlerin, Abdullah Güllerin, Tayyip Erdoğanların önünü açtılar. Devrimciler karşında karşı devrimcileri desteklemek huyudur emperyalizmin. Cumhuriyetin, emekçi iktidarı ile buluşmasından ölesiye korktukları için Cumhuriyet düşmanlarına ardına değin açtılar kapıları. İktidarın; ABD ile müttefik, Trump ile dost olmasının kökleri derindir yani.

Tam bağımsız bir ülke ve hakça bir düzen kurma mücadelesi devam ediyor. Denizlerin devrim mücadelesi sürüyor yani. Onlara olan borcumuzu mutlaka ödeyeceğiz. Düşledikleri Sosyalist Türkiye’yi kuracağız.