Yeni Parti'nin Kuşadası İlçe Başkanlığı kongresi öncesinde adaylığını açıklayan Ali Başaran, adaylıktan çekilmesi yönünde baskı gördüğünü iddia etti. Başaran ayrıca, bu süreçte hakkında disiplin soruşturması başlatıldığını belirterek, uygulamanın adaylığının önünü kesmeye yönelik olduğunu savundu.

Başaran açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Bir partide ilçe başkan adayının önü kesildiğinde, sadece bir kişinin adaylığı engellenmiş olmaz. O partinin kendi aynasına bakma cesareti engellenmiş olur.

Örgüt içi demokrasi, tüzüklerde yazan bir madde değildir. Sandık kurulduğunda ortaya çıkan şeydir. Listeler genel merkezde değil, tabanda yazılıyorsa demokrasi vardır. Bir irade, dilekçeyle değil, soruşturmayla susturuluyorsa orada demokrasi yoktur, tedbiri bol bir sessizlik vardır.

Ali Başaran olarak benim adaylığım, bir koltuk meselesi değildir. Kuşadası’nda yıllardır sokak sokak dolaşacak, üye üye dokunacak bir emeğin, “ben de varım” deme hakkıdır. Siz o hakkı bir disiplin dosyasıyla askıya aldığınızda, sadece Ali Başaran’ı değil, onu aday görmek isteyen her yol arkadaşının seçme hakkını da askıya alırsınız.

Buna tedbir diyorlar.

Oysa tedbir, yangına karşı alınır. Demokrasiye karşı alınana tedbir değil, barikat denir.

Bir partiyi parti yapan ne logosu, ne binasıdır. Bir partiyi parti yapan, kendi içinde kaybettiğinde bile kendi içinde kalabilmesidir. Kendi evladına “çekil” demeden, “yarış” diyebilmesidir. Yarıştan korkan bir örgüt, seçimi çoktan kaybetmiştir. Çünkü halk, kendi içinde adalet kuramayanın, ülkeye adalet getireceğine inanmaz.

Bugün Kuşadası’nda yaşanan, bir kişinin tasfiyesi değil, bir ilkenin sınanmasıdır.

Soruyoruz:

Bayram İnci açıkladı: Yeni Parti'ye o da aday
Bayram İnci açıkladı: Yeni Parti'ye o da aday
İçeriği Görüntüle

Bir adaylıktan neden korkulur?

Bir üyenin iradesinden neden çekinilir?

Eğer bir fikir, bir soruşturma ile susturulabiliyorsa, o soruşturma kime hizmet ediyordur?

Ali Başaran çekilmedi. Ona barikat kuruldu. Bu iddia, bir dilekçe değil, bir aynadır. Yeni Parti’nin o aynaya bakması gerekir. Çünkü unutmayın; bugün “tedbirli” denerek susturulan her ses, yarın meydanlarda “neden kimse bize inanmıyor” diye sorduğunuzda size cevap olarak dönecektir.

Demokrasi, sevdiğimiz insanlar aday olduğunda değil, sevmediğimiz insanlar da aday olabildiğinde vardır.

Ali Başaran’ın elinden alınan, bir başkanlık değildir.

Ali Başaran’ın elinden alınan, hepimizin, hep birlikte kurduğumuz o sandıktır.

Ve sandık gasp edildiğinde, sadece bir adam kaybetmez.

Bir örgüt, kendine olan inancını kaybeder.”