Aydın’da korkutan kaza
Aydın’da korkutan kaza
İçeriği Görüntüle

CHP Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi (CAO) Genel Koordinatörü ve Aydın Milletvekili Bülent Tezcan, CAO Tarım ve Orman Gölge Bakanı Sencer Solakoğlu ile Aydın tarımı üzerine değerlendirmelerde bulundu. Kentin çeşitli ilçelerini tarım üzerine görüşlerde bulunmak üzere ziyaret eden heyet, partinin Aydın İl binasında basın açıklaması yaptı.
Açıklamada, CHP Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi (CAO) Genel Koordinatörü ve Aydın Milletvekili Bülent Tezcan, CHP PM Üyesi Emine Uçak Erdoğan, CHP Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül, CAO Tarım ve Orman Gölge Bakanı Sencer Solakoğlu, Aydın İl Başkanı Hikmet Saatçı, Efeler Belediye Başkanı Anıl Yetişkin ve partililer yer aldı.
Konuşmasında, özellikle Koçarlı ve Söke’de selin etkilerinin sürdüğünü belirten Bülent Tezcan, iktidarın burayı afet bölgesi ilan etmeme konusunda kararlı olduğunu söyledi.
Tezcan, “Hükümet, Söke çiftçisini, Koçarlı çiftçisini, Aydın çiftçisini gözden çıkarmış durumda. Koçarlı’ya ve Söke’ye gittiğimizde çok net biçimde selle ilgili sorunların devam ettiğini yakından gördük. Çok geniş arazilerimiz su altında. İktidar, ısrarla burayı afet bölgesi ilan etmeme konusunda kararlı. Aslında Türkiye’de alın teriyle, emeğiyle çalışan herkesi gözden çıkarmış durumda” diye konuştu.
“SÖKE FERYAT EDİYOR”
Pamuk üreticisinin de zor bir süreçten geçtiğini ifade eden Tezcan, “Pamuk üreticisi, gölge bakanımıza şikayetlerini anlattı. Söke, Türkiye’nin en önemli pamuk ekim bölgelerinden biri. 350 bin dekar pamuk ekim alanı olan Söke’de, Ziraat Odası Başkanı feryat ediyor, böyle giderse 50 bin dekara düşeceğini söylüyor. Düşünebiliyor musunuz?” dedi.
SOLAKOĞLU’NDAN KATMA DEĞER VURGUSU
CHP CAO Tarım ve Orman Gölge Bakanı Sencer Solakoğlu ise, çiftçinin üretmek için çalıştığını ancak bunu katma değere çevirmek konusunda sıkıntılar yaşandığını ifade etti.
Üreticinin sorunları ve çözümleriyle ilgili önemli çalışmalar yaptıklarını söyleyen Solakoğlu, şu ifadeleri kullandı;
“Türkiye bundan iki yıl önceki istatistiklere göre, Yunanistan’dan ithal ettiği pamuk miktarı, ülkenin toplam ürettiği pamuk miktarına neredeyse eşitti. Eğer, yanımızdaki küçük bir yarımadada bu üretim yapılabiliyorsa, bizden neden yapılmıyor sorusunu hakikaten insan merak ediyor. Aynı şekilde incirle ilgili bir sıkıntı var. Hep hamallık yapıyoruz. Üretiyoruz ama katma değere çeviremiyoruz, markalaştıramıyoruz. Coğrafi işaretini alıyoruz, asıyoruz duvarımıza. Sonrası gelmiyor. Bu sadece incir için değil, Türkiye’deki birçok ürün için geçerli. Biz bunların hepsi nasıl markalaşır, nasıl katma değerli ürünler haline getirilir? Bunun için çalışıyoruz.”