İYİ Parti önceki Nazilli ilçe Başkanlarından Cihat Öztürk, AK Parti’nin Kürşat Engin Özcan’ı onu çok takdir ettiği için değil, Ahmet Eşref Fakıbaba’nın partilerine katılmasının yarattığı rüzgarı gölgelemek için transfer ettiğini söyledi.

Bir yandan AK Parti ile görüşmeler yürütürken, bir yandan da İYİ Parti içindeki kongre sürecine ilişkin planlar yapan Nazilli Belediye Başkanı Kürşat Engin Özcan’ın transferi yankılarını sürdürüyor.

Çeşitli kesimlerden yorum ve açıklamalar yapılırken, gözler Özcan’ın sık sık hedef aldığı İYİ Parti’nin eski Nazilli İlçe Başkanı Av. Cihat Öztürk’e çevrildi.

Parti değiştirme olayını iki genel madde üzerinde değerlendirmek gerektiğini vurgulayan Öztürk, AK Parti’nin Kürşat Engin Özcan’ı çok takdir ederek kadrosuna katmadığına işaret etti.

Öztürk, “Ben bunun AKP’nin ve Sayın Cumhurbaşkanının Ahmet Eşref Fakıbaba meselesinin rövanşını almaya yönelik ve doğrudan Meral Akşener’e ve İYİ Parti’ye vurmak için yapılan bir operasyon olduğu düşüncesindeyim. AKP’nin yeni bir belediye kazanmak ya da Kürşat Engin Özcan’ı çok takdir ettiği için partisinde görmek gibi bir derdi olmadığını düşünüyorum. Tüm amaç İYİ Parti’nin yükselişinden duyulan tedirginlikle, ‘Bakın gördünüz mü İYİ Parti’nin en büyük belediyesini de transfer edebiliyorum, biz daha ölmedik’ mesajını Türkiye kamuoyuna verip, İYİ Partililerin moralini bozmaya yönelik bir çabadan ibaret” dedi.

“Önce kapınızın önünü süpürün!” “Önce kapınızın önünü süpürün!”

ONA VERDİĞİM OYU NASIL GERİ ALACAĞIM?

Ahmet Eşref Fakıbaba’nın parti rozetini değiştirirken seçilerek geldiği Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliğinden de istifa ettiğini anımsatan Öztürk, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Arada bir tek fark olduğunu düşünüyorum. Ahmet Eşref Fakıbaba, İYİ Parti’ye dahil olduğunda kendisine AKP seçmenin verdiği oyları iade ederek, yani milletvekilliğinden de istifa ederek partimize dahil oldu. Oysa Sayın Belediye Başkanı kendisine verilen oylar ve haklar üzerindeyken, kendisine bir ittifak adayı olarak verilen oyları yanında götürmeye çalışarak AKP’ye kazanmadığı bir Belediye Başkanlığını hediye ederek bu transferi gerçekleştirdi. Ben 3 gündür Nazilli’de halkı ve vatandaşları ziyaret ediyorum. Bana sorulan en önemli soru şu; Şimdi ben ona verdiğim oyu nasıl geri alacağım? Söylenen ikinci cümle de şu: Hakkımızı helal etmiyoruz!”

“VATANDAŞIN SİYASETE GÜVEN SORUNU OLUŞTU”

Siyasetçilerin bir anda söylem ve eylemlerini bırakarak parti değiştirmesinin seçmende büyük bir güvensizlik yarattığını ifade eden Öztürk, şu ifadeleri kullandı:

“Bu tür çok önemli makas değişimleri, hem seçmenlerde çok büyük şok etkisi ve kırılganlık hem de siyasetçilere karşı bir travma ve güven bunalımı yaratıyor. Eğer siz duruşunuzdan söylemlerinizden taban tabana zıt bir istikamete bu kadar kısa süre içerisinde savrulursanız, vatandaşların siyasetçiye ve siyaset kurumuna güven duymasını nasıl bekleyeceksiniz? Son dönemlerde yaşadığımız Mehmet Ali Çelebi vakası var. Bu tür vakalar birkaç cümle ile izah edilemeyecek, büyük travmatik olaylar. İnsanlar, bu ülkeyi siyaset yoluyla güzelleştirmek isteyen insanlara da bu haliyle bakıyor. Bizim sadece bir kişiyi konuşmaktan ziyade, vatandaşın siyasetçiye olan güven sorununu aşmamız gerekecek.

Ben tüm gün sanki mesaiye çıkar gibi, Nazilli’deki her yeri gezdim.

Soranlara ‘Hiç merak etmeyin, kararlılıkla yolumuza devam ediyoruz’ diyorum. İnsanlara inanç ve güven aşılamaya devam etmeye çalışıyorum. Morali bozulanların moralini yerine getirmeye çalışıyorum. Bence böyle zamanlarda kişisel çekişmeleri kenara bırakarak, ilkeli bir siyasetin yürütülmesine destek olarak, partimizi gelecek dönemlere güçlü bir şekilde hazırlamak gerekecek.”