Efeler Ziraat Odası Meclis Başkanlığından kısa süre önce ayrılan Mustafa Çıldır, Ziraat Odası Yönetim Kurulu Başkanlığına adaylığını açıkladı. Seçime siyasi müdahalede bulunulduğunu söyleyen Çıldır, “Delegelerin iradesinin üstünde hiçbir güç yoktur” dedi.

Efeler Ziraat Odası Yönetim Kurulu Başkanlığına adaylığını açıklayan Mustafa Çıldır, 1958 doğumlu olduğunu, 9-10 yaşından itibaren de tarım ve hayvancılığın içerisinde yer aldığını belirtti.

Motorine büyük indirim Motorine büyük indirim

1998-2002 yılları arasında 4yıl Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliğinde Başkan Yardımcılığı yaptığını ifade eden Çıldır, 4 dönemdir de Efeler Ziraat Odasında delege seçildiğini vurguladı.

4 yıl önce yapılan seçim sonucunda Efeler Ziraat Odası Meclis Başkanlığına seçildiğini hatırlatan Çıldır, önümüzdeki ay yapılacak seçimde ikinci listeyi çıkarmak için çalışma yapması nedeniyle Meclis Başkanlığının düşürüldüğünü söyledi.

Yapılacak seçimde başkan adayı olacağını açıklayan Çıldır, o süreci şu sözlerle anlattı:

“Son seçimde mevcut oda başkanı arkadaşımızla birlikte göreve geldik. 46 ay boyunca Meclis Başkanlığı yaptım. Aralık ayındaki toplantıda, seçime iki ay kala benim Meclis Başkanlığımı düşürdüler. Sorun değil. Ben seçime Meclis Başkanı olarak girsem ya da normal delege olarak girsem ne fark eder? Bana göre hiçbir şey değişmez. Gerekçe yazamadılar. Ne yazacaklar ki? Gerekçesi seçimde ikinci listeyi çıkaracak olmam.”

“ODA SEÇİMİ SİYASALLAŞTIRILIYOR”

Önceki Efeler Ziraat Odası Başkanı ve mevcut AK Parti Aydın Milletvekili Rıza Posacı’nın seçim sürecinde taraflı davrandığını ve siyasi baskı oluşturmaya çalıştığını dile getiren Mustafa Çıldır, bu olaya tepki gösterdi.

Çıldır, “Sivil Toplum Örgütlerinin, meslek kuruluşlarının siyasallaştırılmaması gerekir. Siyasetin üstünde olması gereken yerlerdir bunlar. Önceki Oda Başkanımız, şu an milletvekili. Kendisi de üretici olan, halen delegeliği devam eden bir arkadaşımız. Bunlar olabilir. Bizim açımızdan gurur kaynağıdır. Ancak halen milletvekilliği devam ettiği için, iki adayın olduğu bizim genel kurul çalışmalarında tarafsız kalmalıydı. Demek ki aksi yönü tercih etti. Ben şuna inanıyorum, delegelerin iradesinin üstünde hiçbir güç yoktur. Delegelerin iradesine ipotek koymak, siyasi baskı bence yanlış. Maalesef duyuyoruz, görüyoruz yapılan çalışmaları.

ÜRETİCİNİN YANINDA OLMADI

Çiftçilerin girdi maliyeleri, yüksek BAĞKUR primleri gibi sorunlarla mücadele ettiğini söyleyen Mustafa Çıldır, Ziraat Odasının bu sorunlara kayıtsız kalmaması gerektiğini belirtti. Mevcut Başkan Mehmet Kendirlioğlu’nun üyelerin sorunları için yeterince sesini yükseltmediğini iddia eden Çıldır, şu ifadeleri kullandı:

“Ziraat Odalarının her türlü sorunda, üreticinin lehine kamuoyu oluşturma görevi vardır. Bizim tüzüğümüzde yazar. İlimizde İl İdare Toprak Kurulu var. Vali Beyin başkanlığında, tüm daire müdürleri ve Sivil Toplum Örgütlerinin yer aldığı, bizim de yer aldığımız bir kurul burası. Bu kuruldan 2 yıl önce Ziraat Odasını çıkardılar. Düşünebiliyor musunuz İl İdare Toprak Kurulundan toprağın sahibin çıkarıyorsunuz. Bu konuda hiçbir açıklama yapılmadı. Yerel basında gündeme getirilmedi. Benim düşüncem, birileri mutlaka bu konuda konuşmaması gerektiği telkininde bulundular.

4 yıl boyunca odada gördüklerim, yaşadıklarım, duyduklarım beni bu yola itti. Normal şartlarda sesimi çıkarmasaydım, gördüklerimiz görmezden gelseydim, konuşmaları duymasaydım, bir 4 yıl daha Meclis Başkanı olarak devam edebilirdim. Ama gördüğüm şeyler, az buçuk şeyler değildi.

Üyeler, oda başkanının yanında olduğunu hissetmiyor. 4 yıl önce göreve geldiğimizde Mehmet Başkan’a, ‘Bir program yapalım. Haftada bir günü ayıralım, tüm mahalleleri gezelim’ demiştim. Ama bu yapılmadı. Ben kendim şahsi olarak dolaştım. Sürekli sahadaydım. Orada kopukluk var. Odanın dışına çıkılmıyor.

Pamuk primlerinden örnek vereyim. 1 lira 10 kuruştu, 2 lira 50 kuruş olmasını talep ettik. 1 lira 60 kuruş oldu. Arkadaşımız konuşmadı değil, konuştu ama ‘Ne yapalım böyle takdir etmişler. Allah bereket versin’ dedi. Burada sesini yükseltmek lazım. Hakaret edin demiyorum ama üslubunca üreticinin sesini duyurmak lazım.

Oda üyeleri, her türlü sorunlarında yönetimi yanında görmek istiyor. Ama bu yok!

Otoban çalışmaları sırasında üreticilerimizin basıları sorun yaşadı. Bizi arayıp yardımcı olmamızı istediler. Mehmet Başkan’a bunu söyledim ama ‘Otobanın bizle ne ilgisi var’ deyip ilgilenmedi. Kendim gidip bizzat yardım ettim. Üyenin her sorunu odanın sorunudur. Ondan sonra ben eleştiri aldım. ‘Ben neden çok ilgileniyormuşum’ şeklinde söylemler oldu. Bu olaylardan sonra Meclis Başkanlığından düşürüldüm.

Oda gelirlerinin üreticinin lehine değil, bazı kişilerin menfaatine kullanıldığına yönelik tespitlerim var. Odanın geliri, aidattan oluşuyor. Bu harcamaların dikkatli yapılması gerekir.”