(Haber: Yusufhan Toraman)
2026-2027 Adli Yılı’nın başlaması dolayısıyla Aydın Adliyesi önünde tören düzenlendi. Törende Aydın Cumhuriyet Başsavcısı Uygur Kaan Arısoy ve Aydın Barosu Başkanı Utku Devrim Barış Arslan tarafından Atatürk Anıtı’na çelenk sunuldu. Törene Aydın Adalet Komisyonu Başkanı Hasan Öztürk de katıldı.
Programın ardından adli yıl resepsiyonu gerçekleştirildi. Resepsiyona Aydın Valisi Osman Varol da iştirak etti.

“TÜM ENERJİMİZİ YENİ ADLİYE BİNASINA YOĞUNLAŞTIRDIK”
Aydın Cumhuriyet Başsavcısı Uygur Kaan Arısoy, kentin yargı teşkilatındaki öncelikli ihtiyaçların başında yeni adliye binası ve lojman eksikliğinin geldiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Aydın’da yargı teşkilatımızın en önemli ihtiyacı en başta yeni adliye binası ve tabiki lojman eksikliği. Şükürler olsun ki yeni adliye binamızın inşaatı başlamış durumda ve inşaat faaliyetlerini çok yakından takip ediyoruz. Aydın’ımıza yakışan yeni, modern, geniş ve teknolojik yeni adliye binamız hızla yükselecek,avukatlarımız, vatandaşlarımız adalete daha kolay erişecekler. Bütün enerjimizi, dikkatimizi yeni adliye binamızın bitmesine yoğunlaştıracağız ve en kısa sürede bitmesi için elimizden ne geliyorsa yapacağız. Lojman sorunu için de çözüme çok yakınız. Vakıflar Bölge Müdürlüğü’nün mevcut lojmanlarımıza çok yakın mesafede yapımına başlamak üzere olduğu bir konut projesi var. Oradan 40-50 dairemin adliyemize lojman olarak tahsis edilmesine yönelik görüşmelerimiz çok verimli ve olumlu bir şekilde devam etmektedir. Adalet Bakanlığımız da bu projeye sıcak baktılar. Çok yakın bir zamanda bu lojman protokolünü imzalayacağımıza inanıyorum. Böylelikle Aydın’ımızın lojman sorununu çözeceğiz. Germencik Adliyesi de artık ihtiyaca cevap vermiyor. Yeni Germencik Adliyesi Binası’nın inşaatı için de somut adımlar atacağız.”

“YARGIYI GÜVENLİ KILAN EN ÖNEMLİ NİTELİĞİ TARAFSIZLIĞIDIR”
Aydın Adalet Komisyonu Başkanı Hasan Öztürk ise yargıya duyulan güvenin önemine vurgu yaptı ve şu ifadeleri kullandı:
“Yargının toplumdaki saygınlığı kendisine duyulan güvene bağlı olup, yargıyı güvenli kılan en önemli niteliği ise tarafsızlığıdır. Adalet yalnızca mahkeme salonlarında değil, devletin tüm birimleriyle toplumun her kesiminde sağlanmalıdır. Adaletin kanunlar ile vücut bulan hukukun üstünlüğü ilkesi, tüm devlet mekanizması ve bireylerce benimsenip korunmalıdır. Yargı mensubu olarak bizler, hakkı yerli yerine koyma ve adaletin onurlu bir yaşam için, hava gibi, su gibi bir ihtiyaç olduğu bilinciyle üzerimize düşen sorumluluğun farkındayız.”
BARO BAŞKANI ARSLAN’DAN ADİL YARGILANMA VURGUSU
Aydın Barosu Başkanı Utku Devrim Barış Arslan da yeni adli yılın başlangıcında hukukun üstünlüğü, yargı bağımsızlığı ve savunma hakkına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Arslan, şöyle konuştu:
“Hukukun üstünlüğü ilkesinin eksiksiz uygulandığı, tutuklamanın bir tedbir olduğu ve cezalandırma aracına dönüştürülmediği, adil yargılanma hakkının tavizsiz korunduğu ve herkesin kanun önünde eşit olduğu bir düzen, toplumsal barışın yegâne garantisidir. Zira hukuk devleti ancak bağımsız bir yargı ve özgür bir savunma makamıyla var olabilir. Yeni bir adli yıla başlarken açıkça ifade ediyoruz ki; geciken adalet adalet değildir. Mahkemelerden çıkan kararlar toplum vicdanında karşılık bulmadıkça ve yargıdaki tıkanıklıklar son bulmadığı sürece gerçek bir adli yıldan söz edilemez.
Soruşturma dosyalarına erişimlerin kısıtlandığı, duruşma salonlarında savunmanın sesinin kısılmaya çalışıldığı ve savunma makamının adeta şeklî bir ayrıntıdan ibaret görüldüğü bir düzende gerçek bir adaletten söz edilemez. Savunma makamı, yani bağımsız avukatlık; yargının lütufla var olan bir unsuru değil, kurucu ve eşit ögesidir. Savunmanın ve toplumsal muhalefetin cezalandırılması aslında adaletin yargılanmasıdır. Meslektaşlarımız yalnızca mesleklerini icra ederken karşılaştıkları baskılarla değil, ağırlaşan ekonomik koşullar ve saldırılar nedeniyle de ciddi bir varoluş mücadelesi vermektedirler. Avukatların ekonomik, sosyal ve mesleki güvenceden yoksun bırakılması savunmayı işlevsiz hâle getirmekte, bu da doğrudan adil yargılanma hakkını olanaksızlaştırmaktadır.
Belirtmiş olduğumuz hedeflerin yaşama geçirilebilmesi için toplumda hukuka güvenin yeniden tesis edilmesi zorunludur. Bu, yalnızca yeni yasaların çıkartılmasıyla değil, Anayasa ve mevcut yasaların uygulanmasıyla mümkündür. İfade özgürlüğü, basın özgürlüğü, toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı güvence altına alınmadıkça adalet duygusunun onarılamayacağını özellikle belirtmek isteriz.
Yerelde, Aydın ilimizde yeni adliye binasının inşasının ne derece yaşamsal öneme sahip olduğu hepimizin malumudur. Aydın Barosu olarak daha önce de ifade ettiğimiz üzere kentimizin tarihsel ve çevresel dokusuna olumsuz etkide bulunmayacak şekilde adliye binasının inşası konusundaki görüşümüzü yeniliyoruz.”
“HUKUK SİSTEMİMİZ DE YARGI SİSTEMİMİZ DE DEĞİŞMEYE DEVAM EDECEK”
Aydın Valisi Osman Varol ise hukuk ve yargı sistemlerinin toplumsal değişimle birlikte geliştiğine dikkat çekerek, “Toplumsal hayat dinamik olduğu için hukuk alanındaki süreci de statik ve donmuş bir şekilde değerlendirmemiz mümkün değil. Toplumun yaşam tarzı, ihtiyaçları, günümüz dünyasının ,ht,yaşları değiştikçe ve geliştikçe hukuk sistemimiz de yargı sistemimiz de değişmeye hem mevzuat anlamında hem örgütlenme anlamında kendini geliştirmeye devam etti. Bugün gelinen noktada daha hala geliştirmemiz gereken birçok şey var. Ben yargı erkini kullanan ve bu erki kullanırken tamamen vicdanına göre ve hukukun gösterdiği ilkelere göre hareket eden tüm kesimlerin bir arada olduğunda, iş birliği yaptığında çözülmeyecek hiçbir şey olmadığına inanıyorum. Ben, bunun toplumun özellikle vicdanda alınan kararların, ortaya konan uygulamaların bir huzur yarattığında iyi bir sonuca ulaştığına inanıyorum. Hiçbir şey bugün olduğu gibi kalmayacak. Hukukumuz, kanunlarımız değişmeye devam edecek. Bunu icra eden makamlarımız, mevkilerimiz bunların pozisyonları değişmeye devam edecek. Sivil alanda adaletin tecellisine katkıda bulunan avukatlarımızla ilgili süreçler değişmeye, gelişmeye devam edecek” dedi.




