Şehitler için bir dakikalık saygı duruşunda bulunulmasının ardından İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan tören, Atatürk Anıtı’na çelenk sunulmasıyla devam etti.

Törende konuşan Aydın Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Naci Eriş, 24 Temmuz 1908 tarihinin basın ve demokrasi tarihi açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu belirtti.


Başkan Eriş konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
“Bilindiği gibi 24 Temmuz 1908, hem basın tarihimiz hem de demokrasi tarihimiz açısından çok önemli bir dönüm noktasıdır.
O güne kadar gazeteleri baskıdan önce denetleyen sansür memurlarının kapıdan kovulmasıyla, basın tarihimizde yeni bir sayfa açılmış, özgür basın adına önemli bir adım atılmıştır.
Çünkü basının susturulduğu, sansürlendiği bir ülkede demokrasiden ve halkın doğru bilgiye ulaşma hakkından söz etmek mümkün değildir.
Bugün burada bir araya gelmemize vesile olan, 118 yıl önce sansür duvarını yıkan ve özgür basın mücadelesinin temelini atan tüm meslek büyüklerimizi saygı, minnet ve rahmetle anıyorum.
Aydın Gazeteciler Cemiyeti yönetimi olarak 2025 yılı Ocak ayında göreve geldik.
Göreve geldiğimiz ilk günden itibaren meslektaşlarımızın sorunlarına hızlı refleks göstermeyi, çözüm üretmeyi ve dayanışma kültürünü güçlendirmeyi temel önceliğimiz olarak gördük.
İyi günde olduğu kadar zor günlerde de birbirimizin yanında olmak, bu mesleğin en güçlü değerlerinden biridir. Cemiyetimizin en önemli görevlerinden biri de bu dayanışmayı yaşatmak ve büyütmektir.
Ancak bunun da ötesinde, gazetecilik mesleğinin yıllardır biriken ve kronikleşen sorunlarına kalıcı çözümler üretmek zorundayız.
Ne yazık ki gazetecilik her geçen gün daha zor şartlarda yapılmaktadır. Gazete sahipleri ve basın çalışanları bir yandan ekonomik sıkıntılarla mücadele ederken, diğer yandan taraf olmaya zorlanmakta, taraf olmadığında ise dışlanma ve baskıyla karşı karşıya kalmaktadır.
Bunun yanında, dijital çağın getirdiği kontrolsüz bilgi akışı ve herkesin kendisini gazeteci olarak tanımlayabildiği bir ortam da mesleğimizin saygınlığına zarar vermektedir.
Bu nedenle en önemli çözüm önerilerimizden biri, “Gazeteci kimdir?” sorusuna net bir cevap verecek kapsamlı bir meslek yasasının hayata geçirilmesidir.
Bulduğumuz her platformda bu konuyu dile getiriyor, mesleğimizin daha sağlam temellere kavuşması için mücadelemizi sürdürüyoruz.
En üst düzeyde temaslar gerçekleştirerek bu talebimizi kararlılıkla ifade ediyoruz.
Aydınlı gazeteciler olarak her zaman doğruyu, dürüstlüğü ve meslek etiğini öncelemeli; genç meslektaşlarımıza da bu anlayışla örnek olmalıyız.
Belgesiz haber yapılmayacağını bildiğimiz gibi, vicdansız haberin de gazetecilik olmadığını hiçbir zaman unutmamalıyız.
Gazetecilik; sadece haber yazmak değil, kamu vicdanına karşı sorumluluk taşımaktır. Kalemimizin gücünü doğruluktan, tarafsızlıktan ve halkın haber alma hakkından almalıyız.
İnanıyorum ki mesleğini vicdanıyla, ahlakıyla ve sorumluluk bilinciyle yapan gazeteciler, gazeteciliğin saygın konumunu koruyacak ve basın tarihimizde iz bırakmaya devam edecektir.
24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramımız kutlu olsun.”
Aydın Büyükşehir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Ümit Özmen ise 24 Temmuz'un yalnızca geçmişte kazanılmış bir hakkın yıldönümü değil, basın özgürlüğü mücadelesinin devam ettiğini hatırlatan anlamlı bir gün olduğunu söyledi.
Aydın'da iki gazeteciler cemiyetinin aynı törende buluşmasının önemli bir mesaj taşıdığına işaret eden Özmen, farklı görüşlerin bulunmasının doğal olduğunu ancak ortak paydanın gazetecilik olduğunu ifade etti.
Özmen, "Fikirler ayrı olabilir, gidiş yollarımız farklı olabilir ama gittiğimiz yolun sonu gazetecilik. Gazetecilik için mücadele ediyorsak belirli ortamlarda bir arada bulunmak zorundayız." dedi.
Sansürün kaldırılmış olmasına rağmen oto sansürün halen önemli bir sorun olarak varlığını sürdürdüğünü dile getiren Özmen, gazetecilerin mesleki ve ekonomik sorunlarının devam ettiğini ifade etti.





