Parti içinde siyasi adaletsizlikler yaşandığını öne süren Akkuş, “ Eğer gerçekten ilkesel davranıyorsanız, kurallara bu kadar bağlıysanız, vicdanınızda en ufak bir tereddüt varsa, buyurun, siz de istifa edin” dedi.

Aydın’da su ürünlerinde yoğun denetim
Aydın’da su ürünlerinde yoğun denetim
İçeriği Görüntüle

AK Parti Didim İlçe Teşkilatı’nda tartışmalı bir görev değişimi süreci yaşandı. İstifası istenen Sebahattin Akkuş’un ardından yeni ilçe başkanı Mehmet Vela oldu. Ancak Akkuş, Mehmet Vela’nın ‘talan’ iddialarında adı geçen bir isim olduğunu ve atamanın liyakatsiz olduğunu öne sürmüştü.
Akkuş, bu iddiaların ardından bu kez AK Parti Aydın İl Başkanı Mehmet Erdem’e ağır sözlerle yüklendi. ‘Kamu çalışanı üye yapıldı’ bahanesiyle istifasının istendiğini, ancak il teşkilatında da benzer durumların yaşandığını öne süren Akkuş, “Madem bu kadar hassassınız, madem kurallar bu kadar katı, kendi yönetiminize muhtar yazarken hangi yönetmeliği esas aldınız?” diye sordu.
Akkuş, şu ifadeleri kullandı;
“Sayın İl Başkanı Mehmet Erdem, Biz seni usta bildik; meğer siyasetin daha çıraklık safhasında dolaştığını yeni yeni anlıyoruz. Didim İlçe Teşkilatı olarak, tamamen iyi niyetle ve partimize güç katmak amacıyla yapılan üye çalışmaları, ‘kamu çalışanı üye yapıldı’ bahanesiyle gerekçe gösterilerek istifamız istenmiştir. Kurallara sığınılarak verilen bu kararın arkasında ne siyasi bir tutarlılık ne de adalet duygusu vardır. Şimdi soruyoruz:
Madem bu kadar hassassınız, madem kurallar bu kadar katı, kendi yönetiminize muhtar yazarken hangi yönetmeliği esas aldınız? Muhtar kamu görevlisi değil mi? Muhtar siyaset dışı bir makam değil mi? Yoksa kural, yalnızca işinize gelmeyenler için mi geçerli?”
“VELA’YI İLÇE BAŞKANLIĞINA TAŞIMA AMACINIZ NEYDİ?”
Yeni İlçe Başkanı olarak Mehmet Vela’yla ilgili de Erdem’i eleştiren Akkuş, sözlerini şöyle sürdürdü;
“Hazine ve mera talanı iddialarıyla kamuoyunda sıkça anılan Mehmet Vela’yı ilçe başkanlığına taşıma amacınız neydi?
Yarım kalan sanayi sitesini tamamlamak mı? Yoksa bu süreçte tüyü bitmemiş yetimin, garibanın, milletin hakkına ortak olmak mı? Eğer hassasiyetiniz gerçekten kamu hakkıysa, Eğer derdiniz gerçekten kural, hukuk ve ahlak ise; Bu tercihi nasıl izah ediyorsunuz?
Bir tarafta Didim’de gecesini gündüzüne katarak çalışan, teşkilatını büyüten, üye hedeflerini fazlasıyla yerine getiren bir ilçe başkanlığı; Diğer tarafta kamu vicdanında soru işaretleri olan isimler ve koltuk hesaplarıyla şekillenen bir il yönetimi…
Bu mudur Adalet? Bu mudur Teşkilatçılık? Biz istifayı bir kaçış olarak değil, bu çifte standarda karşı bir duruş olarak gördük. Ancak buradan açık ve net bir çağrı yapıyoruz:
Eğer gerçekten ilkesel davranıyorsanız,
Eğer gerçekten kurallara bu kadar bağlıysanız,
Eğer vicdanınızda en ufak bir tereddüt varsa;
Buyurun, siz de İSTİFA edin.
Çünkü aynı gerekçeyle bizden istifa istenirken, aynı hassasiyet kendi yönetiminize, kendi tercihlerinizde gösterilmiyorsa; sorun kişilerde değil, yönetim anlayışındadır.
Unutulmamalıdır ki; Erdemli olan gereğini yapar. Erdem, koltuğu korumakta değil; çelişki karşısında sorumluluk almaktadır. Bizim için makamlar değil, ilkeler önemlidir.
Ve ilkesizliğin olduğu yerde, koltukta ısrar etmenin de bir anlamı yoktur. Tarihe not düşüyoruz:
Teşkilat emekle büyür, adaletle yönetilir. Çifte standartla değil. Kamuoyunun takdirine saygıyla sunarız.”