banner47
r

Yoğun iş temposunda beslenme

Uzman Diyetisyen Olcay Barış yazdı

Yoğun iş temposunda beslenme
banner68
banner108

Çalışan kişiler açısından günümüzün büyük bir bölümünün iş yaşamında geçtiğini düşündüğümüzde o saatler arasında nasıl beslendiğimiz de bir o kadar önemli oluyor. Beslenme, bireye özgüdür ve bireyin yaşı, cinsiyeti, boyu, vücut yapısı, mevcut hastalıklarına göre farklılık gösterir. Doğru temelleri barındıran bir beslenme alışkanlığı sağlığımıza yatırım yaparken, yaşam boyu zinde ve enerjik kalmanızı sağlar. Peki nedir yoğun iş temposunda beslenme açısından dikkat edilmesi gerekenler?

Toplantı İkramlarına Dikkat

Toplantılarda karşılaştığımız ikramlar oldukça tehlikeli olabiliyor. Kurabiye, pasta, börek vb gibi besinler yerine hem tok tutucu hem de kan şekerini dengeleyici fındık/ceviz/badem, galeta, meyve, leblebi tercih ederek yoğun iş temposunda konsantrasyonunuzu arttırabilir, ana öğünlere tok girebilirsiniz.

Sağlıklı Ara Öğün Şart

Düzenli, azar-azar ve sık beslenmek, bazal metabolizma hızının normale oranla daha fazla çalışması sağlar. Öğün sıklığının artması, acıkmamayı ve bir sonraki öğünde besin alınımının daha az olmasını sağlayıp mide kapasitemizi küçültür ve aynı zamanda metabolizmamızın daha hızlı çalışmasını destekleyip kilo vermemizi kolaylaştırır. Ayrıca vücudun düzenli çalışması için kan şekerinin belirli bir düzeyde olması gerekmektedir. 3-4 saati geçmeyecek şekilde düzenli aralıklarla ve uygun miktarlarda beslenildiğinde kan şekeri düzeyi alçalıp yükselme göstermediğinden vücut düzenli çalışır.

Su İçmek İçin Susamayı Beklemeyin

Yaşamın her döneminde yeterli sıvı alımı vücutta oluşan toksinlerin (zararlı öğeler) atılması, vücut fonksiyonlarının düzenli çalışmasında, metabolizma dengesinin sağlanmasında önemlidir. Her gün en az 2-2.5 litre su içilmelidir. Susamayı beklemeden su için. Su içmenin zamanı yoktur. Yemek öncesinde, sırasında, sonrasında her zaman su içmek için uygun zamandır.

Az Uyku İştahı Artırıyor Dikkat

Yoğun çalışma saatleri sonrası uykusuzluk vücutta açlığı düzenleyen hormon seviyesini harekete geçirerek iştahın artmasına sebep oluyor. Uykusuz kalmış kişilerde leptin adı verilen tokluk hormon seviyesi düşüyor, dolayısıyla yeme isteği artıyor. Yapılan araştırmalarda az uyku uyuyan kişilerin özellikle metabolizmalarının yavaşlamaya başladığı ve bol kalorili besin tüketimine yöneldikleri gözlemlenmiş. Beslenme düzenine sadık kalmak ve kilo vermek için yeterli uyku çok önemli. Normal bir uyku süresi yaklaşık 7-8 saat fakat bu durum hem kişiye hem yaşa göre değişen bir süreç dolayısıyla tam rakam vermek doğru olmaz. Uyku süresinin fazla olmasından çok kaliteli ve yeterli uyumak önemlidir.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER