banner47

HDP kapatma davası iddianamesi, HDP'ye kapatma davası neden açıldı

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Bekir Şahin, HDP'nin kapatılması istemiyle Anayasa Mahkemesi'nde dava açtı. İddianame Yüksek Mahkeme'ye gönderildi. Hazırlanan 609 sayfalık iddianamede HDP üyelerinin beyan ve eylemleriyle devletin milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmayı, ortadan kaldırmayı amaçladıkları belirtildi. İddianamede "HDP terör örgütü ile birlikte hareket ediyor" ifadeleri yer aldı. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, 600'den fazla HDP'li hakkında siyasi yasak istedi. Bu kapsamda Anayasa Mahkemesi Yüce Divan sıfatıyla yargılamayı yapacak. Başsavcılığın iddianamesi Anayasa Mahkemesi'nde dava iddianamesi olarak kabul edilecek. Bu iddianame üzerinden Anayasa Mahkemesi belirleyeceği bir tarihte yargılamaya başlayacak. Hukukçular Habertürk TV'de gelişmeleri değerlendirdi...

HDP kapatma davası iddianamesi, HDP'ye kapatma davası neden açıldı
banner68
banner108

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Şahin, yazılı açıklamasında, demokratik siyasi hayatın vazgeçilmez unsurlarından olan siyasi partilerin, toplumun ekonomik ve sosyal gelişimine katkı sunmayı amaçlayan kurumlar olduğunu belirtti.

Siyasi partilerin bu amaçlarını evrensel ve demokratik hukuk kuralları çerçevesinde barışçıl yollarla gerçekleştirmelerinin esas olduğunu vurgulayan Şahin, bununla birlikte Anayasa'nın 68/3. fıkrasında ve Siyasi Partiler Yasası'nın 90. maddesinde, siyasi partilerin faaliyetlerini Anayasa ve kanun hükümleri çerçevesinde sürdürmeleri gerektiğinin düzenlendiğini bildirdi.

Yine Anayasa'nın 14. maddesinde, temel hak ve hürriyetlerden hiçbirinin, "Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmayı ve ortadan kaldırmayı amaçlayan" faaliyetler biçiminde kullanılamayacağının öngörüldüğünü anımsatan Şahin, şunları kaydetti:

"Anayasanın 69. maddesinin 6. fıkrasında ve Siyasi Partiler Yasası'nın 103. maddesinde, bir siyasi partinin Anayasa'nın 68. maddesinin 4. fıkrası hükümlerine aykırı eylemlerinden ötürü temelli kapatılmasına, ancak bu nitelikteki fiillerin işlendiğinin ve odak haline geldiğinin Anayasa Mahkemesince tespit edilmesi halinde karar verileceği belirtilmiş, fıkranın devamında da bir siyasi parti, bu nitelikteki fiiller o partinin üyelerince yoğun bir şekilde işlendiği ve bu durum o partinin tüm organlarınca zımnen veya açıkça benimsendiği, yahut bu fiiller doğrudan doğruya anılan parti organlarınca kararlılık içinde işlendiği takdirde söz konusu fiillerin odağı haline gelmiş sayılacağına işaret edilmiştir."

Başsavcı Şahin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 11. maddesinin 1. fıkrasında, "herkesin barışçıl olarak toplanma ve dernek kurma hakkı"na sahip olduğunun belirtildiğini, aynı maddenin 2. fıkrasında ise bu hakların kullanılmasına, ulusal ve kamusal güvenliğin korunması, kamu düzeninin sağlanması, suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın veya ahlakın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması amacıyla kanunla kısıtlama getirilebileceği ilkesinin kabul edildiğini vurguladı.

"AİHM TERÖRÜN KINANMAMASINI DAHİ PARTİLERİN KAPATILMASI İÇİN YETERLİ BİR GEREKÇE OLARAK KABUL ETMİŞTİR"

Şahin, açıklamasında şu değerlendirmelerde bulundu:

"Nitekim, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, terörün kınanmamasını dahi siyasi partilerin kapatılması için yeterli bir gerekçe olarak kabul etmiştir. Siyasi parti yönetici ve üyeleri demokratik ilkeler çerçevesinde faaliyetlerine devam etmeli, terör örgütleri ile irtibatlı ve iltisaklı olmamalı, devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmayı ve ortadan kaldırmayı amaçlamamalıdır. Bu bağlamda, Halkların Demokratik Partisi yönetici ve üyelerinin beyan ve eylemleriyle demokratik ve evrensel hukuk kurallarının kabul etmeyeceği şekilde davrandıkları, PKK terör örgütü ve bağlı örgütlerle birlikte hareket ettikleri, örgütün uzantısı olarak faaliyetlerde bulunarak, devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmayı ve ortadan kaldırmayı amaçladıkları anlaşıldığından, adı geçen siyasi partinin kapatılması Anayasa Mahkemesinden talep edilmiştir."

BUNDAN SONRA SÜREÇ NASIL İŞLEYECEK?

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı HDP hakkında 'kapatma' istemiyle bir iddianame düzenleyerek Anayasa Mahkemesi'ne gönderdi. Hazırlanan iddianamede HDP'nin 'terör örgütünün odağı' iddia ediliyor. Bu kapsamda Anayasa Mahkemesi Yüce Divan sıfatıyla yargılamayı yapacak. Başsavcılığın iddianamesi Anayasa Mahkemesi'nde dava iddianamesi olarak kabul edilecek. Bu iddianame üzerinden Anayasa Mahkemesi belirleyeceği bir tarihte yargılamaya başlayacak.

HAZİNE YARDIMININ KESİLMESİNE KARAR VERİLEBİLİR

Yargılama kapsamında HDP'den bir savunma istenecek. HDP Yüce Divan'da savunma yapacak. Anayasa Mahkemesi HDP'nin terör örgütünün odak olup, olmadığına karar verecek. Eğer Anayasa Mahkemesi 'odak' olduğuna karar verirse süreç kapatmaya kadar gidebilecek. Ancak odak olmanın derecesi de belirleyici olacak. Anayasa Mahkemesi bazı HDP'liler hakkında siyaset yasağı koyup, partiyi kapatmayabilir ya da Hazine yardımının kesilmesine karar verebilecek. Parti kurucularına siyaset yasağı gelmesi de Anayasa Mahkemesi'nin vereceği kararlar arasında...

ANAYASA MAHKEMESİ USUL YÖNÜNDEN İNCELEYECEK

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın iddianamesi Anayasa Mahkemesi'ne gittikten sonra Anayasa Mahkemesi adeta bir mahkeme gibi o iddianameyi inceleyecek. Ardından usul eksiklik olup, olmadığına bakacak. Daha sonra iddianamenin kabulu aşamasında tensip tutanağı hazırlayacak.

Güncelleme Tarihi: 17 Mart 2021, 22:56
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER