banner47

Rektör Aldemir ne yaptığının farkında mı?

Salı gecesi, Adnan Menderes Üniversitesi Rektörlüğünün Basın Bayramı nedeniyle düzenlediği yemek davetine katıldık.
Tabi, beklentimiz hoş diyalogların yaşandığı, güzel bir gece olmasıydı.
Ta ki, Rektör Osman Selçuk Aldemir sahneye çıkana kadar öyle de oldu.
Rektör Aldemir konuşmasının başından sonuna kadar, göreve geldiğinden bu yana hakkında birçok haber yayınlandığından dem vurup, ‘yalan haber’ vurgusu yaptı.
Ayrıntıya çok girmeyeceğim, zaten haberlerimizde yer verdik.
Peki, ‘Basın Bayramı’ için gazetecilerin davet edildiği bir gecede, konuşmanın konusu bu mu olmalıydı?
Size karşı kasıtlı haber yapanlar olabilir. Haberleri yalan da olabilir.
Peki, sizin tavrınız tüm meslektaşlarımızı ve mesleğimizi lekeleyecek bir konuşma yapmak mı olmalıydı?
Konuşmayı dinledikçe dehşete düştüm.
Rektör konuşmasını bitirir bitirmez orayı terk edecektim ki, Aydın Büyükşehir Gazeteciler Cemiyeti (ABGC) Başkanı Cem Ulucan’ın hararetli bir şekilde kendisini ikaz ettiğini gördüm.
Sonra Cem Ulucan’la birlikte sahneye çıkan Rektör, özür diledi dilemesine ama bir çuval incir berbat olmuştu çoktan. 
En azından Cem Ulucan’ın koltuğunu salt geçim kaynağı olarak kabul etmediğini, haksızlığa uğrayan meslektaşları için sesini gür bir şekilde çıkardığını görmüş olduk. 
Umarım bu tavır herkese örnek olur.
ADÜ’yü halkla buluşturma vaadini her fırsatta dile getiren Rektör Aldemir, bunu basın mensupları hakkında atıp tutarak yapamayacağını öğrenmeli.
Eğer buna inanmıyorsa, gazetecilere değer vermiyorsa da en azından o geceyi düzenlemek için günlerdir çaba harcayan personelinin hatırına, 10 dakika da olsa susmalı. 
Yine de bu talihsiz sözlerin bir daha tekrarlanmayacağına, Rektör beyin mesleğini düzgün bir şekilde sürdüren arkadaşlarımıza gereken özeni göstereceğine inanmak istiyorum.

YORUM EKLE
YORUMLAR
Harbi Adam
Harbi Adam - 6 gün Önce

Hakkında çıkan haberlerin hemen hemen hepsi doğrudur. Veteriner fakültesinde okuyorum 2008-2009 yılları osman selçuk aldemir o zaman doçent. Birgün arkadaşlar beni aradığını söyledi gittim yanına buyrun dedim. Biraz dolaştık birşey söyleyecek ama söyleyemiyor. Sonunda ağzındaki bakla çıktı. Ev lazımmış. Karı kız atmak için. Bir kesere diye düşünürken yok bulduğu her boş zamanı benim evde geçirir olmuştu. Anahtarı verirdim çıkardım evden. Hepsi iftira olsa bile bu değil. O yıllardaki arama kayıtları bile doğru olduğunu isbatlamaya yeter de artar bile.