Kemerci açıklamasında, 1 Mayıs’ın alın terinin kutsallığını hatırlatmanın ötesinde, gasp edilen hakların, bastırılmak istenen seslerin ve görmezden gelinen emeğin güçlü bir şekilde dile getirildiği bir gün olduğunu ifade etti.
Meydanların bayram havasından uzak olduğunu belirten Kemerci, bugünün öfkenin, direnişin ve hesap sorma iradesinin adı olduğunu söyledi.
Mevcut ekonomik düzene eleştiriler yönelten Kemerci, işçilerin açlığa, emekçilerin ise yoksulluğa mahkûm edildiğini savunarak, buna karşılık “sarayların büyüdüğünü ve rant çevrelerinin zenginleştiğini” dile getirdi.
Üreten kesimlerin zor koşullarda yaşam mücadelesi verdiğini, buna karşın sömürü düzeninin devam ettiğini belirten Kemerci, bu nedenle 1 Mayıs’ın bir kutlama değil, bir isyan günü olarak görülmesi gerektiğini ifade etti.
Açıklamada ayrıca sigortasız çalıştırılan gençlere, emeğinin karşılığını alamayan işçilere, kadın emeğinin değersizleştirilmesine ve çocukların geleceğinin belirsizliğine dikkat çekildi. Kemerci, mevcut sistemin bu kesimlerin sırtında yükseldiğini belirterek, ‘artık bu çarkın kırılmaya başladığını’ söyledi.
Toplumsal sessizliğe de değinen Kemerci, “Bugün susan yarın daha ağır bedel öder, bugün boyun eğen yarın tamamen yok sayılır. Ama bugün direnen, yarını kurar” ifadelerini kullandı.
Kemerci açıklamasını, “Emeğin olduğu yerde umut, direnişin olduğu yerde zafer vardır. Ya insanca yaşayacağız ya da bu düzeni değiştireceğiz” sözleriyle tamamladı.