banner47
r

Lefkoşa kanlı küvet baskını, Kıbrıs Kanlı Noel

Bir zamanlar Kıbrıs dizisinde yer alan kanlı küvet baskını, okurların merak ettiği konular arasında yer alıyor. Peki 'Kanlı Noel' adı verilen dehşet gecesinde yaşanan Kanlı Küvet Baskını neydi? İşte Kıbrıs'ta yaşanan insanlık dışı olayın ayrıntıları...

Lefkoşa kanlı küvet baskını, Kıbrıs Kanlı Noel
banner68
banner108

Tarihe "Kanlı Noel" olarak geçen ve 21 Aralık 1963’ta başlayan Kıbrıs’taki Rum katliamında, 24 Aralık’ta Lefkoşa’daki Kumsal bölgesinde Binbaşı Nihat İlhan ve eşi Mürüvet İlhan ile çocukları Murat, Kutsi ve Hakan banyo küvetinde kurşuna dizilerek katledilmişti. Saldırıların 57. yıldönümünde hayatını kaybeden şehitler, rahmetle anılıyor. Tarihe “Kanlı Noel” olarak geçen bu saldırılar 1963 Aralık ayında başladı. 21 Aralık 1963 tarihi Kıbrıs Türk halkı için en karanlık günlerden biriydi. Albay Grivas ve çetesi, Kıbrıslı Türkleri adadan silmek ve Enosis ülküsünü gerçekleştirmek için kanlı saldırılarını düzenledi. Tabip Subay Nihat İlhan’ın küvette kurşuna dizilen üç çocuğu ve eşi, yüzlerce masum sivilin katledildiği bu saldırıların en trajik sembolü olmuştu.


BİR DÖNEME DAMGA VURAN KATLİAM

Türk Silahlı Kuvvetleri’nden Tuğgeneral rütbesiyle emekli olan Nihat İlhan, 1963 yılında o dönem adı Kıbrıs Türk Alayı olan Kıbrıs’taki 650 kişilik Türk gücünün doktoruydu. Kıbrıs tarihine Kanlı Noel diye geçen Rumların silahlı saldırılara başladığı 20 Aralık 1963’teki, Türk Alayı’nda görevi başındaydı. 24 Aralık gecesi Rumlar, Lefkoşa’nın Kumsal semtinde Binbaşı Nihat İlhan’ın evine baskın düzenledi. Rum saldırganlar, Nihat İlhan’ın 3 küçük oğlu, Kutsi, Murat, Hakan ve eşi Mürüvvet’i saklandıkları banyoda küvetin içinde kurşun yağmuruna tutarak katletti. Olayın yaşandığı ev daha sonra ’Barbarlık Müzesi’ne dönüştürüldü.

O GECEYİ ANLATMIŞTI

Yıllar sonra Nihat İlhan o acı geceyi de şöyle anlatmıştı: “Türkiye’de askeri tıp akademisinden mezun olduktan sonra bir helikopter ile Kıbrıs Türk Alayı’na baştabib olarak geldim. O dönemde Türk alayı ile Rum alayı birbirlerinden yüz metre mesafedeydi. Birçok yaralı geliyordu. Eşimi, küçük iki çocuğum ile 3 aylık oğlumu Lefkoşa’nın Kumsal adı verilen bölgesinde kiraladığımız bir eve yerleştirmiştim.

“KADINLAR AĞLIYORLARDI”

 Ailemin katledildiği 24 Aralık 1963 tarihinde askeri hastaneye yaralı Türkler gelmiş onlarla ilgileniyordum. Katliam olduğu zaman birkaç gündür eve uğramamış ve ailemden haber alamamıştım. Evimizin yakınında kalan bir Türk çoban geldi ve alay komutanının da bulunduğu bir ortamda Rumların Türk subaylarının ailelerine saldırdığını söyledi. Ne olduğunu anlamadık. Hemen eve gitmek istedim ama alay komutanı izin vermedi. Alay komutanı benden o gün yaşayacaklarımla ilgili asker sözü vererek soğukkanlı olmamı istedi. Ben hala ailemin katledildiğini fark etmiyordum. Zırhlı bir araçla Türkiye elçiliğine gittik. Subay eşleri ve elçilik görevlileri doluydu. Kadınlar ağlıyorlardı.

“İLK SÖZÜM 'VATAN SAĞOLSUN' OLDU

Hâlâ ailemin öldürüldüğünü anlamadım. Üzerim çok kirliydi ’sıcak suyla banyo yapabileceğim bir yer var mı’ diye sordum. Banyo yaptım. Ardından Türkiye büyükelçisi beni çağırdı. Bana ’başın sağolsun, eşin ve çocuklarını Rumlar katletmiş’ dedi. Katliamın üzerinden 3 gün geçmiş ve benim haberim yeni oluyordu. Ne yapacağımı şaşırdım. İlk sözüm ’Vatan sağolsun’ oldu.

“ANKARA’YA GELMEM İSTENMEDİ”

Telefon bağlantısı kuruldu ve daha sonra Cumhurbaşkanı olan o dönemin Genelkurmay Başkanı Cevdet Sunay beni aradı. Kumsal katliamında ailemin katledilmesinin yanı sıra 35 kişi de yaralanmıştı. Katliam, “Kanlı Noel” diye tarihe geçti. Cevdet Sunay önce “Geçmiş olsun” dedi ardından “Biliyorsun Türkiye’de 6-7 Eylül olayları yaşandı. Birçok Rum ve yabancının evleri yağmalandı, bu olaylar durdurulamadı. Şimdi sen doğrudan Ankara’ya gelirsen, burada halk ayaklanmış durumda. Kara Eylül’ün bir benzeri yaşanabilir’ dedi. Bu nedenle Ankara’ya gelmememi istedi.

“ÇOCUKLARIN HALA KANLAR İÇİNDEYDİ”

Eşimi kalbime gömdüm. O günlerde Türkiye ile telefon haberleşmesi kesikti. Ailemin cenazelerini Erzincan’da doğduğum yerde toprağa vermek istedim. Büyükelçi bana Türkiye ile telefon bağlantısı olmadığını söyledi. Dolayısıyla uçak gelemiyordu. Haber veremiyorduk. Sonunda Türkiye’den iki uçak geldi ve yaralılar ile cenazeleri aldı. Ardından cenazeleri Erzincan’a götürdük. Çocuklarım hala kanlar içindeydi. Ellerimle yıkadım. Aile kabristanına çocuklarımı ve eşimi gömdüm.”

4 YIL ÖNCE YAŞAMINI YİTİRDİ

Eşi ve 3 oğlunu Lefkoşa'da Rum çetelerinin '1963 Kanlı Noel Saldırısı'nda kaybeden emekli Tuğgeneral Dr. Nihat İlhan, olaydan 53 yıl sonra 92 yaşında hayatını kaybetti. 23 Kasım 2016 günü hayatını kaybeden Dr. İlhan, memleketi Elazığ'da toprağa verildi.

21 Aralık 1963 yılında Rumların yaptığı soykırım yani tarihe geçen adıyla “kanlı noel” yıllardır Vatanımız da “21 Aralık Milli Mücadele ve Şehitlerini Anma” günü olarak anılıyor.

Güncelleme Tarihi: 08 Nisan 2021, 23:18
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER