banner47

FETÖ'nün "suikast timi"nin yağma suçundan yargılanması sürüyor

FETÖ'nün
banner68

MUĞLA (AA) - Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz'daki darbe girişiminde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a suikast düzenlemek için Muğla'nın Marmaris ilçesinde konakladığı otele saldıran "suikast timi"ndeki 37 hükümlünün, "nitelikli yağma" suçundan yargılanmasına devam edildi.

"Anayasayı ihlal", "Cumhurbaşkanına suikast" ve "yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle kasten öldürme" gibi suçlardan ağırlaştırılmış müebbet ve müebbet hapis cezalarına çarptırılan sanıklar, yargılandıkları Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesinin suç duyurusu üzerine Cumhurbaşkanlığı koruma polislerinin 21'ine yönelik gerçekleştirdikleri iddia edilen "nitelikli yağma" suçundan tekrar hakim karşısına çıkartıldı.

Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmanın ikinci gününde, sanıkların tamamı bulundukları illerdeki cezaevlerinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı. Duruşmaya müdahil olan Cumhurbaşkanlığı avukatı da mahkeme salonunda hazır bulundu.

Sanıklardan FETÖ'nün "Çiğli üs imamı" olarak anılan eski Başçavuş Zekeriya Kuzu, esas hakkındaki mütalaaya karşı savunmasında, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini belirterek "İddia edilen suçlamaları kabul etmiyorum. Benimle alakalı bir suçlama yok. İşlemediğim bir suçu işlemediğimi ispat etmeye çalışıyorum. Ben konuyla ilgili bilirkişi talep ediyorum. Adaletin bir gün tecelli edeceğini düşünüyorum." diye konuştu.

Sanık Abdülhamit Gülerden de gerçeklerin göz ardı edildiğini, adil bir yargılama yapılmadığını, suçlamaları kabul etmediğini öne sürerek hakkında beraat kararı verilmesini talep etti.

Sanıklardan eski pilot Albay Zeki Göçmen ise "Ben hakkımdaki suçlamaları kabul etmiyorum. Bir pilot nasıl yağma yapabilir. Kaç yıldır cezaevindeyim. Çocuklarımı çok özledim. Biz bu devletin düşmanı değiliz. Ben bu arkadaşları mahkeme sürecinde tanıdım. İyi ki de tanımışım. Burada ceza alan arkadaşlarım tertemiz. Yapmadığımız, görmediğimiz suçtan dolayı yargılanıyoruz." ifadelerini kullandı.

Sanıklardan Ali Sarıbey, suçsuz olduğunu savunarak "Kişilerin beyanları esas alınmış ama delillendirme yapılmamış. Hakim ve savcıların adli gerçekleri ortaya çıkarması lazım. Her kafasına göre bir şey söyleyene inanmamak lazım. Sadece iddialar üzerine beyanlar var. Eşyaların somutlaştırılması lazımdı. Suçun işlendiği mekan da tam olarak belli değil. Adil bir şekilde bu işin üzerine gidilmesi gerekiyor. Deliller üzerinde oynamalar yapıldı." iddiasında bulundu.

Helikopter teknisyeni sanıklardan eski astsubay Ahmet Koçan da ayağını yere bile basmadığını, helikopterdeki kişileri indirdikten sonra geriye döndüklerini, suçlanmanın kendisine çok ağır geldiğini, söyleyecek çok şeyinin olmadığını kaydetti.

Sanık Mehmet Cantaz da olay gecesi helikopterden hiç inmediğini ileri sürerek "Ben yukarıdayken aşağıdakilerle iletişimimiz olmadı. Kendimi nasıl savunacağımı bilemiyorum. İddia makamlarına bir soru sorma fırsatımız olmadı. Bu kişilere soru sorabilirdik. Bu haktan da mahrum bırakıldık. Yağma suçuyla ilgili kamera görüntülerine bakılabilirdi. Eskiye dönük görüntüler taranabilirdi ama bu konuda taleplerimize cevap alamadık. Hakkımdaki suçlamaları kabul etmiyorum." savunmasını yaptı.

Sanık Murat Gösterit ise suçlamaları kabul etmediğini, adaletin er ya da geç yerini bulacağını savundu.

Sanıklardan Ali Aktürk de kendisinin helikopter pilotu olduğunu ve personeli indirdikten sonra yakıt almak için Dalaman Havalimanı'na hareket ettiğini savunarak suçlamaları kabul etmediğini, helikopterden yere hiç inmediğini belirtti.

Sanık İlyas Yaşar da yapılan yargılamayı bir "tiyatro gösterisi" olarak niteleyerek suçlamaları kabul etmediğini, yağma suçunun oluşmadığını savundu.

Sanıklardan Selman Çankaya da suçlamaları kabul etmediğini ifade ederek suçsuz olduğunu o kadar ceza almasına rağmen içinin ve vicdanının rahat olduğunu dile getirdi.

Sanık Ekrem Benli de kendisinin FETÖ'yle bir bağlantısının olmadığını, yağma suçunu kabul etmediğini, suç unsurunun oluşmadığını iddia ederek beraatını talep etti.

Bazı sanık ve avukatları, mağdurların da mahkemeye davet edilmesi veya SEGBİS aracılığıyla duruşmada dinlenmesi gerektiği talebinde bulundu.

Mahkeme heyeti, duruşmaya yarın devam edilmesine karar verdi.

- İddianameden

İddianamede, olay tarihinde darbe teşebbüsünün icrası kapsamında aldıkları görev üzerine Marmaris'e gelen sanıkların, Cumhurbaşkanlığı Koruma Daire Başkanlığında görevli müşteki polis memurlarını derdest edip üzerlerini arayarak silah, telsiz, kimlik gibi eşyalarını aldıkları belirtildi.

Zincirleme suç hükümlerinin "yağma" suçu bakımından uygulanamayacağı vurgulanan iddianamede, sanıkların atılı suçtan mağdur sayısınca cezalandırılmaları gerektiği kaydedildi.

İddianamede, sanıklar hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması gerektiği kanaatine varıldığına da yer verildi.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER