banner47

Atatürk, Didim'de sevdiği şarkılarla anıldı

Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk, aramızdan ayrılışının 83. yılında Didim’de sevdiği şarkılarla anıldı.

Atatürk, Didim'de sevdiği şarkılarla anıldı
banner68

Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk'ün aramızdan ayrılışının 83. yılı dolayısıyla Didim’de anma programı düzenlendi. Didim Belediyesi’nin organizasyonu ile gerçekleştirilen program kapsamında Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk, solist Güvenç Dağüstün ve piyanist Burçin Büke Atatürk’ün sevdiği şarkılar seslendirdi. Didim Ticaret Odası Nurullah Kocabıyık Kültür Merkezinde gerçekleştirilen anma programında Didim Belediye Başkanı A. Deniz Atabay, Didim Garnizon Komutanı Ali Saçan, Didim CHP İlçe Başkanı Nurettin Koçak, İYİ Parti Didim İlçe Başkanı Vefa Berk Tezsezener, Belediye Başkan Yardımcıları Yusuf Deveci, E. Öznur Gündoğdu, Zeynel Şener, Belediye meclis üyeleri ve vatandaşlar katıldı.

Saygı duruşu ve akabinde İstiklal Marşı’nın okunması ile başlayan program öncesinde konuşma yapan Didim Belediye Başkanı A. Deniz Atabay, “Sayın Garnizon komutanım, mesai arkadaşlarım ve değerli Didimliler, hepiniz Atatürk’ü anma gecemize hoş geldiniz. Bir asır önce yaşamış insan düşünün. Çağını aşan bir düşünce yapısına sahip. Bir asır sonra fikir özgürlüğüne çağdaşlığa ve bilime verilen değerde maalesef sınıfta kalmamız. Çok açık söylüyorum ama sınıfı geçmek daha ileriye doğru tırmanmak bizlerin elinde” dedi.

Başkan Atabay, “Bir kez daha anlıyoruz Atatürk gibi bir lidere sahip olmakla ne kadar şanslıyız, bunun kıymetini bilmemiz lazım. Sevgili dostlar Atamızı, anmak için birçok şey söyleyebiliriz. O kadar çok şey konuşabiliriz. Ama son zamanlarda kendi kendimize konuştuğumuz şeyler oluyor. Bende konuşuyorum, düşünüyorum. Atamızı anıyoruz ama anlıyor muyuz? anladık mı? Atamızın sözleri bize bıraktığı en önemli miraslardan birisi. O sözleri iyi anlarsak çocuklarımıza Atatürk’ü daha iyi anlatırız. Söylediklerini kelimesi kelimesine analiz etmemiz lazım.” dedi.

Başkan Atabay; “Bu konuda çok enteresan bir yazı okumuştum 11 Kasım 1938 de, İngiliz bir kadın mektup yazıyor, Türkiye Cumhuriyeti Londra Başkonsolosluğuna, özetle şunu diyor, bütün dünyayı, bütün Avrupa’yı gezdim. Türkiye’ye hiç gitmedim. Ama Türklerin Babası Mustafa Kemal Atatürk’ü dikkatimi çekti çok inceledim. Hakkında her şeyi okudum takip ettim. Şunu gördüm ülkesini kurtarmak için üniformasıyla Anadolu’ya çıkıp bir milleti organize etmiş, 20 yıl askerlik yapmış hep üniforma ile dolaşmış ama üniformayı bir kez çıkarmış. Savaş meydanlarında mareşal rütbesi almış olan insan bir daha üniforma giymemiş. Bugün Avrupa’da üniforma giymeye meraklı olan (çavuşlar, onbaşılar var (Hitler ile Mussolini’den bahsediyor). Bu kadar üniforma giymeye meraklı olan ama askerliğin hiyerarşisi içinde görevini yapmadan kendilerine general komutan rütbesi veren iki tane insan bütün Avrupa’yı hatta neredeyse Dünyayı kana buladı. Hak etmeden giydikleri üniformaları hiç çıkarmadılar. Bu insanlar bir gün Avrupa’yı kanla yönetecekler. Bütün Avrupa kana bulanıp insanlık büyük bir kabus yaşarken, işte o deha Mustafa Kemal Atatürk’ün ülkesini neyle yönettiğini düşünmenin zamanı gelmiştir. İşte onu düşündüğümüz zamanda tekrar saygı ile önünde eğileceğiz. İşte Atatürk’ü anmak budur. Yani zekâsı, beyni ve fikri ile bir ülkeyi yönetenle, kendisini asker sanıp ülkelerini yönetmeye çalışıp Avrupa’yı kana bulayan insanların arasındaki fark bu. Biz Atatürk’ümüzü iyi anlamamız lazım. -Hiçbir şeye ihtiyacımız yok, yalnızca tek bir şeye ihtiyacımız var çalışkan olmak. -İşini en iyi yapan vatanını en çok sevendir. demiş Atatürk’ümüz, işte bunları anlayalım.” dedi.

Atabay; “Ölümünün 83. Yılında ülkemizin kurucusu Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ü ve silah arkadaşlarını hasretle, minnetle, sevgiyle anıyorum. Herkes ölür kimi toprağa gömülür. Kimileri yüreklere gömülür. Hepinize sevgi ve saygılarımı sunuyorum” ifadelerine yer verdi.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER