Aydın Haberleri

Başkan Gençay’dan taşınmaz takası açıklaması

Didim Belediye Başkanı Hatice Gençay, Söke Belediyesinin ilçedeki bir okul alanı ile Didim’deki iki taşınmazın mahsuplaşma süreciyle ilgili değerlendirme yaptı. Gençay, sürecin doğru olmadığını belirterek konuyu yargıya taşıyacaklarını kaydetti.

Abone Ol

Geçen günlerde yapılan mahsuplaşma işlemi kapsamında Söke’de bulunan bir okul alanı taşınmazının Hazine’ye devri yapılırken, karşılığında Didim’den iki taşınmazın da Söke Belediyesine verilmesi konusu gündeme getirilmişti.

Söz konusu mahsuplaşma olayına Didim Belediyesinden tepki geldi. Belediye Başkanı Hatice Gençay, “Bu işleme mahsuplaşma değil olsa olsa ranta aracılık etmek denir” dedi.

Gençay, sözlerini şöyle sürdürdü;

“Öncelikle şunu açıkça belirtelim; bu işlem bir ‘mahsuplaşma’ değildir. Bu işlem istisnai olması gereken takas yönteminin genişletilerek kamuoyuna farklı bir ad altında sunulmasıdır. Kamu idareleri arasında takas işlemi ancak açık ve tartışmasız bir kamu yararı söz konusu olduğunda, zorunlu ve istisnai hallerde başvurulabilecek bir yöntemdir. Eğer gerçekten bir kamu yararı ve mali zorunluluk söz konusu olsaydı, mahsuplaşmaya konu öğretim alanının bedelinin belirlenmesi ve bu bedelin Söke Belediyesi’nin vergi ya da SGK borcuna karşılık mahsup edilmesi gerekirdi.

Ne yazık ki burada gördüğümüz tablo farklıdır. Söke Belediyesi, Didim’de bulunan ve Didim halkına ait olan iki değerli konut arsasını talep etmiş; bu talep takas yoluyla gerçekleştirilmiş ve kamuoyuna ‘mahsuplaşma’ gibi sunulmuştur.

“HALKLA DALGA GEÇİYORLAR”

Bu yaklaşım, Söke ve Didim halkıyla dalga geçmektir. Bu işleme mahsuplaşma değil olsa olsa ranta aracılık etmek denir. Eğer ortada bir borç varsa, bu borç kendi taşınmazlarınız üzerinden çözülür. Başka bir ilçenin halkına ait yüksek değerli konut alanları üzerinden değil. Üstelik Söke Belediyesi tarafından konuya ilişkin yapılan açıklamada bırakın mahsuplaşmayı, bu işlem sonucunda, yaklaşık 75 milyon TL tutarında ek bir borç oluştuğu ve bu borcun belediye imkanlarıyla ödeneceği ifade edilmektedir. O halde kamu yararı adına yanıtlanması gereken soru şudur: Açıkça bir mahsuplaşma söz konusu olmadığına göre, Didim’deki iki değerli hazine arsası neden Söke Belediyesi ile yapılacak bir işleme konu edilmektedir? Son olarak her zaman ifade ettiğimiz gibi önceliğimiz; Didim’in planlı büyümesi, sosyal dengesi ve geleceği açısından kamu alanlarını korumak ve yarınların ihtiyaçlarına göre tasarruf hakkımızı kullanmaktır.

“SÜRECİ YARGIYA TAŞIYACAĞIZ”

Buradan çok net söylüyorum: Didim’in olan Didim halkınındır. Bu kentin hakkını savunurken bir adım geri atmayacağız. Halkımızla birlikte, hukuk içinde ama kararlılıkla bu sürecin karşısında duracağız. Didim sahipsiz değildir. Bu nedenle süreci yargıya taşıyacağız. İş ve işlemlerin durdurulması için gerekli tüm hukuki başvuruları hem kurum olarak hem de Didimli Hatice olarak şahsen başlatacağım. Buradan kamuoyuna saygılarımla duyuruyorum.”