Yaklaşık 2 yıl önceydi, doğaya olan hassasiyeti ile Aydın’da ün yapan, samimiyetine de inandığım değerli ağabeyim Mehmet Vergili aradı.

‘Naci, Çine’nin Topçam Mahallesinde bir aile var, başlarına taş yağıyor, bu konuyla ilgilenir misin’ dedi.

Bu başarıyı alkışlamak gerekir Bu başarıyı alkışlamak gerekir

İlgilenmez miyiz? Hemen arayıp konuştuk.

Anlattıklarını da güzelce haberleştirdik.

Bir aileye yardım etmenin keyfi ve gururu içerisindeyken, telefonum bir daha çaldı.

Bu kez değerli bir gazeteci ağabeyim arıyordu;

‘Yahu Naci, sen bu haberi yapmışsın da olayı anlatan Ali Coşkun’u tanımıyor musun?’

O an bir şeylerin ters gittiğini anladım ama artık haber yayındaydı.

Ali Coşkun’un ‘çevreci değil de paracı’ olduğunu, şimdi ‘tü kaka’ dediği EYSİM Maden firmasına, hazineye ait alandaki tapusuz arazisini muhtar senedi ile sattığını, yine tapusu olmayan arazinin geri kalanını da fahiş fiyatla satmayı teklif ettiğini gazeteci ağabeyim anlattı.

Gazeteci bazen kanabilir. Duygularına kapılıp yeterince sorgulamadığı bir haberde, işte bizimki gibi tongaya düşebilir.

EYSİM ve Topçam meselesini daha ayrıntılı araştırmaya başladım.

Değerli meslektaşım anlattıklarında haklıydı, biz yanılmıştık.

***

O günden sonra Çine’deki maden haberlerine farklı bir açıdan bakmaya çalıştım.

İki konu fazlasıyla ilgimi çekti.

Madenlerle ilgili haberlerin arkasında sözde çevreci Ahmet Uslu, hedefinde de sadece EYSİM Madencilik vardı.

Nedenini sorguladım.

Anladım ki sözde çevreci Ahmet Uslu, pek de ‘uslu’ duran biri değilmiş.

Onun da sebebini sonra yazacağım.

Tabi had bilmezliğinin, ‘misyonumu ifa edeceğim’ derken sınırları aşıp, sırf kendi dediğini yazmadı diye Aydın Kulis’e iftira atmasının hesabını da soracağım.

Dönelim EYSİM Madencilik firmasına ve sahibi Muhammet Demir’e.

Kimdir bu adam, bugüne kadar ne yaptı da hedef alındı?

- Yabancı sermayeli maden firmasını satın alıp, milli sermayeye kattı.

- İstihdamı neredeyse 10 kat artırdı, Çinelilere yeni iş kapısı açtı.

- ‘Memleketin madeni hammadde olarak yurt dışına gidip işlenmiş ürün olarak memlekete dönmesin’ dedi, Çine’deki kuvarsı Çine’de işleyip, ilçeye katma değer kazandıracağı bir fabrika daha açtı.

- Çalışanlarını her yıl tatile götürmeye başladı. Bir yıl 5 yıldızlı otelde, bir yıl yatla mavi turda çalışanlarını ve ailelerini ağırladı.

- ‘Çevreciyiz’ diyenlere sırtını dönmedi. ‘İş yerim herkese açıktır, buyurun denetleyin. Hatta Belediye Meclisinde komisyon kuralım, komisyon da denetlesin’ dedi.

Anlayacağınız, işçiye dost, patronlara da örnek oldu.

Kimileri, ‘kötü örnek oldu’ diyerek rahatsız olmuştur, orasını bilemem.

Ama benim gördüğüm şey şu, ‘Çineliyim’ diye övünen onlarcasından daha fazla Çine’ye hizmet etmiş Muhammet Demir.